Yar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2014 Pazartesi

Usūlī - Āh kim ol bī-vefā gitdi vefādār olmadı + Hayatı



Āh kim ol bī-vefā gitdi vefādār olmadı
Derd ü ġamdan özge bir kimse baña yār olmadı ..

Usūlī


*** Usûlî (? - 1538/39), Divan edebiyatı şairi, mutasavvıf.


Vardar Yenicesi'nde doğmuştur. Şeyh İbrahim Gülşenî'ye bağlanmıştır. Eserleri, hayattayken beğenilmiş, ismi duyulmuştur. Fakir bir hayat yaşasa da gururlu ve onurlu olduğu, insanlara hâlini bildirmediği bilinir. 1538-1539 yıllarında öldüğü sanılmaktadır.

Eserlerinde ilk göze çarpan tasavvufi görüşleridir. Ayrıca dili zamanın göre çok düzgündür. Fazla eser bırakmamıştır. Genel olarak ünlü şairler ve otoriteler tarafından yetenekli bulunmakla birlikte yeteneklerini pek geliştiremediği belirtilmiştir.

Özellikle mesnevi olarak yazdığı şiirleri önemlidir.
Şiirlerinde özellikle padişaha veryansın eder. vahdet i vücutçudur.

Şiirlerini aruzla da heceyle de yazmıştır. Nesimi'nin etkisinde kaldığı ileri sürülüyor. aruz ölçüleriyle "klasik edebiyat dili" ile yazdığı şiirleri bakımından usuli'yi, bir bakıma, bir divan ozanı sayanlar da vardır.
Ancak, heceyle, halk diliyle yazdığı gizemci şiirlerle, usuli'yi gizemci halk ozanları arasında gösterenler de az değildir.

Şiir Vakti

29 Kasım 2012 Perşembe

Abdurrahim Karakoç - Mihriban - İbrahim Sadri'nin Sesinden - Sesli Şiir Dinle


Abdurrahim Karakoç - Mihriban
İbrahim Sadri'nin Sesinden
Sesli Şiir Dinle



Şiirin Sözleri:

Mihriban

Sarı saçlarına deli gönlümü 
Bağlamıştın,çözülmüyor mihriban 
Ayrılıktan zor belleme ölümü 
Görmeyince sezilmiyor mihriban 

Yar,deyince kalem elden düşüyor 
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor 
Lambada titreyen alev üşüyor 
Aşk kağıda yazılmıyor mihriban 

Önce naz sonra söz ve sonra hile 
Sevilen seveni düşürür dile 
Seneler asırlar değişse bile 
Eski töre bozulmuyor mihriban 

Tabiplerde ilaç yoktur yarama 
Aşk değince ötesini arama 
Her nesnenin bir bitimi var ama 
Aşka hudut cizilmiyor mihriban 

Boşa bağlanmış bülbül gülüne 
Kar koysan köz olur aşkın külüne 
Şaştım karabahtım tahammülüne 
Taşa çalsam ezilmiyor mihriban 

Tarife sığmıyor aşkın anlamı 
Ancak çeken bilir bu derdi gamı 
Bir kördüğüm baştan sona tamamı 
Çözemedim çözülmüyor mihriban

Unutursun Mihribanım

unutmak kolay mı deme
unutursun mihribanım
oğlun kızın olsun hele 
unutursun mihribanım

hayat böyle bu gemide 
eskiler yiter yenide
beni değil kendini de 
unutursun mihribanım

yıllar sineme yaslanır 
hatıraların paslanır
bu deli gönül uslanır 
unutursun mihribanım

zaman erir kelep kelep 
meyve dalda durmuyor hep
unutturur bir çok sebep 
unutursun mihribanım

gün geçer azalır sevgi
değişir herşeyin rengi
bugün değil, yarın belki 
unutursun mihribanım

süt emerdin gündüz gece 
unuttun ya büyüyünce
ha işte tıpkı öylece 
unutursun mihribanım 


Şair : ABDURRAHİM KARAKOÇ


Sesli Şiir Vakti





20 Kasım 2012 Salı

İbrahim Sadri - Nan Gibi - Sesli Şiir Dinle


İbrahim Sadri - Nan Gibi
Sesli Şiir Dinle



NAN GİBİ 

 Ve gözlerin gelir geçer içimden 
Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına 
Ekmeği bölerken 
Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan 
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar 
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı 
Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını 
An gibi aklımdasın 

Gelir geçer gemiler 
Belki sende geçersin diye 
Bir kumru konar her sabah pencereye 
Bir miladı taşır gece bir yıldız 
Soğuk olur,üşürsün ya adamakıllı 
Hani sarılırsın kendine 
Hani aklın karışır 
Bu bir divaneliktir gönül aha alışır 
Ömrüm bitse ne çıkar 
Can gibi aklımdasın 

Gündür bu geçer gider 
Belki bir şey kalmaz sanırsın 
Yani bir sabah uyandığında 
Ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın 
Her şey başka olacaktır 
Başka bir otobüs başka bir gazete 
Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adın ne sanın 
Bir şafak vakti açınca gözlerini 
Bir merhabayla 
Yeniden kurulacak dünya 
Ve sen her şafak 
Nan gibi aklımdasın 

Bazen bir şey geçer içinden insanın 
En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey 
Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel 
Fasulyenin tadı yoksa 
Şarkılar yakmıyorsa içini 
Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa 
Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay 
Mahallenin en güzel kızına 
Denizin tuzu 
Yalnızlığın bahanesi yoksa 
bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına 
zannetmeki ölmek zor 
ölmek kolay kolay da 
kan gibi aklımdasın 

bu da geçer 
her sabah kanayacak değil ya 
bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın 
biraz da helvası bizim bakkalın 
senden ayırdığım üç beş zeytin 
otururum sofraya 
her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın 
bende unuturum nasıl unutulursa sana susuzluğum 
ve nasıl becerdiysem kahrolmayı 
öyle unuturum ekmek gibi 
nan gibi aklımdasın 

Ve gözlerin gelir geçer içimden 
Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına 
Ekmeği bölerken 
Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan 
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar 
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı 
Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını 
An gibi aklımdasın 
An gibi aklımdasın 
aklımdasın... 

Yazar : İBRAHİM SADRİ

Sesli Şiir Vakti


17 Kasım 2012 Cumartesi

Uğur Arslan - Bir Ayrılığın İlk Günü - Sesli Şiir Dinle



Bir Ayrılığın İlk Günü - Uğur Arslan
Sesli Şiir Dinle



Bir Ayrılığın İlk Günü


Canım sevgilim bugün ayrılığımızın ilk günü 
Yürüyen, kocaman, açık bir yarayım şimdi 
Rüzgar değdikçe sızlıyor kanıyor her yanım 
Nasıl ölesim var anlatamam ama 
Senden başka birşeyle öldüremiyorum kendimi 
Bundan bir yıl önce Taksimde o muhallebicide 
Yine susarak başlamıştık herşeye 
Tek kelime etmeden buyurmuştuk hayatlarımızın içine 
Herşey başladığı gibi bitiyordu. 
Tek kelime etmeden vedalaşıyorduk işte 

Bugün ayrılığımızın ilk günü sevgilim 
Sanırım artık bende bittim 
Bugün bir ayrılığın ilk günü sevgilim 
Bugün ölmezsem bir daha hiç ölmem eminim 
Bir ayrılığın ilk günü ölmeyenler bir daha ölmezler bilirim. 

Bugün ayrılığımızın ilk günü sevgilim 
Sana mutluluk huzur saadet, 
Kendim için Allah'tan sabır dilerim. 
Bugünde ölmezsem bir daha hiç ölmem eminim. 
Bir ayrılığın ilk günü ölmeyenler bir daha ölmezler bilirim 

Sanırım birşey yok aramızda 
Acırım aşksız yıllarımıza 
Bundan böyle eksik her yanımızla 
Yaşarız yaşarız yaşlanırız... 

Başımıza gelmesi imkansız diye düşündüğümüz şeyleri yaşamakla geçiyor hayat. 
Aşk önce damardan giriyor, 
Sonra burnundan getiriyor insanın 
En yakışıklı çağlarında kanıyor her yanın 
Filmin sonu hiç değişmiyor 
Sarılmamış yaralarla doluyor her yanın


Bugün ayrılığımızın ilk günü sevgilim 
Ölüyorum acıdan kendimde değilim. 
Sokaklarda yalnız yürüyemem ben 
Sabahların kör karanlıklarında kalkıp işede gidemem artık 
Yemek yiyemem, televizyon izleyemem, uyuyamamki sensiz 
Sen olmadan hiç sinemaya dahi gitmedimki ben 

Bugün ayrılığımızın ilk günü sevgilim 
Çaresiz, hareketsiz, ölmeye yakın bir uçurumun dibindeyim 
Bütün cümlelerimi senin için kurmuştum ben 
Yeni bir cümle daha kuramam 
Bütün sevmelerimi senin için kullanmıştım 
Şimdi kimi seveceğimi bilemem 

Ne adım geliyor aklıma ne annem 
Ne huzur diliyorum artık kendim için ne aydınlık 
Seyrelip tükenen dokunuşlar 
Uzayan kırılgan sessizlik 
Aramızda duran tedirgin, tuhaf yabancılık 
Sanıyorum biz şimdi gerçekten ayrıldık 

Bugün ayrılığımızın ilk günü sevgilim 
Sana mutluluk, huzur, saadet 
Kendim için Allah'tan sabır dilerim 
Bugünde ölmezsem bir daha hiç ölmem eminim 
Bir ayrılığın ilk günü ölmeyenler 
Bir daha ölmezler eminim 

Sanırım bir şey yok aramızda 
Acırım aşksız yıllarımıza 
Bundan böyle eksik her yanımızla 
Yaşarız, yaşarız, yaşlanırız...

Uğur Arslan


Sesli Şiir Vakti


20 Temmuz 2012 Cuma

Cemal Safi - Yar Olamadın - Bedirhan Gökçe'nin Sesinden - Sesli Şiir Dinle


Cemal Safi - Yar Olmadın
Bedirhan Gökçe'nin Sesinden
Sesli Şiir Dinle




Yar Olamadın


Güldüğün her yerden gül biter sanma 
Sen beni ilk defa yaralamadın 
Ben sana kul köle olurdum amma 
Sen bana bir günlük yar olamadın 

Bu kadar yüklenmek var mı susana 
Yerimde olupta çıldırmasana 
Ben gönül köşkümü açtmda sana 
Sen sokak kapını aralamadın 

Hançerle mavzerle yıkılmazdım da 
Süründüm aklımı senle bozdum da 
Ben sana yüzlerce roman yazdım da 
Sen bana bir satır karalamadın 

On binde bir kula nasip olsam da 
Kadrimi bilmedin nimet olsam da 
Ben senın bağına rahmet olsam da 
Sen benim dağıma kar olamadın 

Kalplere şifalar sunan meyvaydım 
Her keyfe kedere derde devaydım 
Ben senin bahtına gülen ayvaydım 
Sen bana ağlayan nar olamadın 

Yıllara mal oldu gözümden düşmen 
Ey şimdi aynayla kavgalı düşman 
Her zaman mahçupsan her zaman pişman 
Sen kendi kendine yar olamadın

Cemal Safi

Sesli Şiir Vakti


16 Temmuz 2012 Pazartesi

Yavuz Bülent Bakiler - Gözlerin İstanbul Oluyor Birden - İbrahim Sadri'nin Sesinden - Sesli Şiir Dinle


Yavuz Bülent Bakiler Gözlerin İstanbul Oluyor Birden
İbrahim Sadri'nin Sesinden Dinle:


Gözlerin İstanbul Oluyor Birden

Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik, 
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. 
Martılar konuyor omuzlarıma, 
Gözlerin İstanbul oluyor birden. 

Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım 
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen 
Durgun sular gibi azalacağım 
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen. 

Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince 
Yalnız gözlerime bak diyeceksin. 
Ellerim usulca ellerine değince 
Kaybolup gideceksin 

Bir elim seni çizecek bütün pencerelere 
Bir elim seni silecek. 
Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere 
Senin için yeni baştan can kesilecek. 

Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde 
Sonra seni kaybetmek hemen her yerde 
Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak 
Yapayalnız kalmak iskelelerde. 

Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik, 
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. 
Martılar konuyor omuzlarıma, 
Gözlerin İstanbul oluyor birden.

Yavuz Bülent Bakiler


Sesli Şiir Vakti

15 Temmuz 2012 Pazar

Neyzen Tevfik - Anladın mı? - Serdar Tuncer'in sesinden Dinle


Neyzen Tevfik - Anladın mı?
Serdar Tuncer'in sesinden Dinle:



Anladin Mi?
Neyzen Tevfik

Hicran destanini kendinden oku,
Mecnun'dan duyup da rivayet etme.
Aşkin Leyla'sini gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikayet etme.

Yüz bin Leyla dogar alemde her gün,
Senin aradigin zevk, sefa dügün.
Tutacagin işi önceden düşün;
Daha ilk adimda nedamet etme.

Sevdanin oduna pek güvenilmez,
Tutuşurşan eger kolay sönülmez.
Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
Canina kiymazsan seyahat etme.

Iyi bak kabina, olmasin delik,
Boşuna taşirsin ,gider gündelik.
Aninda Ölmeli, ettigin iyilik,
Alem duysun diye, inayet etme.

Kabe'den maksadin varmaktir yara,
Kör gibi tapinma, kara duvara,
Hizir'i ararsan kendinde ara,
Bulamadim gibi rezalet etme.

Muhabbet herkesin aklini çelmez,
Gönül viranesi kolay düzelmez.
Alemden çekinme bir zarar gelmez,
Sen kendi kendine hiyanet etme.

Şen şatir gönlüne hicran dolmasin,
Gençligin gülşeni gamla solmasin.
Neyzen gibi aklin yarda olmasin,
Özründen çok büyük kabahat etme.

Sesli Şiir Vakti

13 Temmuz 2012 Cuma

Kahraman Tazeoğlu - Araz - Şiir Vakti


Kahraman Tazeoğlu - Araz
Sesli Şiir Dinle



Araz


" Yalnızım çünkü sen varsın

" geldesen gelirdim
gittiğin uzakta bendim
dağ gibi bir ihanetten düştüm
bu kendime son gelişim

ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
kendimi suçüstü yakalıyorum
ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz'a uyak düşüyorum
gözlerime senden düşler sürüyorum
ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor
bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
sonra bir durağa yaslanıyorum
sonra bir kente
ve sen gidiyorsun
ben kanıyorum
diyorlar ki " kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun
oysa " geldesen gelirdim biliyorsun

yorgun Haliç'e biraz inat
biraz ihanet bırakıyorum
ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
aklıma düşüyorsun
düşüyorum
düşünce
üşüyorum
azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
yalanlarımla bir hiçlikteyim
beni içinden kaç!

bu kentte her yağmur kendini ağlar
aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
nerde, kimi üşüyorsun?
artık kendini yakan bir ateşim
kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
şimdi boş duraklarda yaslanıyorum
boş kentlere
oysa " geldesen gelecektim

gündüşlerime dönüşlerimde
bakışın içiyor beni gözlerimden
gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
uzaklığına uzanıyorum
sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
yıkılıyorum şarkılara
" kimseler biliyor
yalnızlık dostumdu
şimdi korkum oluyor
oysa " geldesen gelecektim

artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
güzartığı saçlarımda oynaşan sensizlik
gözkarana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
düş satıcısı, ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
uysal yalnızlıklar satın alıyorum
gülüşümle ödeyerek
ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
cüzzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
kirli sözlerimi temize çekme
oysa " gel" desen gelecektim

gözlerim ihanete ihbar taşıyor
kuşkulu bir cinayete fısıldıyor kaşlarına
sözü namluna sürmelisin şimdi
en yaralı yanımdan vurmalısın beni
çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır

avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
susuşuna kan döküyor gözlerim
sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
oysa bilmelisin Araz'ım
kimsenin içi görünmez
ve hiç bulamadıklarını
asla yitiremezsin
bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
söylenecek bütün sözler

her sabah akşam oluyorsun
alnından ellerine damlıyorsun
yüzündeki yağmurla iniyorsun kent'e
içine dert oluyorsun kentin
dışına yağmur
yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
duvarların kan öksürüyor
ve sen
başkalarının gözlerini
yüzümde aramamayı öğreniyorsun
beni bir durağa yaslıyorsun
beni bir kent'e
gidiyorsun
oysa " geldesen gelecektim

susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
en susmakta neydi öyle
sen en dinlerken
biliyorum Araz'ım
insan kendini bulmamalı, hep aramalı
gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
gece cinnetlerimi de alıp yanıma
denize bakmayı bilmeyenler
bir gün mutlaka boğulur
işte bundandır gözlerinden kaçışlarım

siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı?

ben şimdi gurbetim
içimde taşıyorum
heba olsa da senlerce yılım
oysa " geldesen gelecektim

ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
şairler ölüdür derler (inanmıyorum) !
en karanlık ceketimi giyiyordum
ışığa kördüm çünkü
şimdi ise güneşe ilerliyorum
dirilmek için

kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
gecenin kör gözünden utanıyorum
hadi bana en militan kelimelerle saldır
batır içime cümlelerini
beyhude bir dehşet bırak bana
hakediyorum

gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
can kaybından ölüyorum
cenazemde namaz kılacağım
zan altındayım
yalanıma inanıyorum

yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
kinim kendime
susuşum sana
küsüşüm tüm dünyaya
üstü kalsın ihanetimin
" geldesen gelecektim
yine bir tren geçiyor içimden
sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
görmüyorum, söylemiyorsun, kırılıyorum
hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
süsle beni ey aşk!
geçtiğin yerleri öpüyorum

yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
dişlerindeki nikotin tadı terkimde
sirenler ve ateş hatları içip
sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
ve bir asansör kapısı önünde
aslında yüzüme tükürüyorsun da ihanetimi
ben habersiz gülümsüyorum
yasadışıyım
tutukla beni gözlerimden

kalemim bitti, yitirdi şiirini şuur
öldü kanımdaki mürekkep balığı
solumdaki sis'e intihar etti intiharlar
bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
yaşamak için geç bir zaman
ölmek için ise erken

çok davullu bir senfoni sürçüyor
dikiş tutmaz ayrılığımda
kirpiğinden yapılma bir darağacına
geceyi asıyorum
yoksun
bu yağmurlar ıslatmıyor beni
bir durağa yaslanıyorum sensiz
gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
" geldesen gelecektim oysa

kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
şimdi herkes biraz sen, biraz acı
göğsümde bir vagon
gizli sözler batıyor
fırtınalar çıkıyor üstüme

şakağımda
intihar acemisi bir şairin
delilik provaları
arkandan uluyan kapılardan
söküyorum kokunu
yokluğunu kokluyorum
yokluğunu yokluyorum

çöz gözlerimi senden hadi!
ücranda yak bakışımı
gözlerine bekçi sevdam
dünden ve senden kalmayım
içine her düşen
kendi keşfi sanıyor seni
oysa sen
melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
ve kendini acıtmak istiyorsun
ama güller kendine batamaz
bilmiyor musun?
'gel' mi diyorsun?

herkes kendi gördüğüne bakar
peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz?
kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
hadi! en kanadığımız yerden susalım
'gel' desen gelirdim
'git' dedin ve gittin

Aşka...
Rüzgara...
Ayrılığa...
Zamana...
...

Kahraman Tazeoğlu
-seslişiirvakti-

12 Temmuz 2012 Perşembe

İbrahim Sadri - Sevda Sokağı - Sesli Şiir


İbrahim Sadri Sevda Sokağı

 Sevda Sokağı


Ben Sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum…
Geceler hic bitmiyor, ben hic uyumuyorum..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Ben Sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum…
Geceler hic bitmiyor, ben hic uyumuyorum..
Ben Sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum…
Geceler hic bitmiyor, ben hic uyumuyorum..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Ben Sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum..
Hani su perdelnde mavikus resimleri olan..
Ali bakkalin hemen yaninda 17 numara..
O kirgin hayatin tam ortasinda..
Hani duvarlarinda hala yazilari olan o sokakta..
Biri gurbetin..
Biri ihanetin..
Biri de seni böyle sevmenin hikayesi..
Sevda`nin cami bana bakiyor, ben cama..
Ve bak sen su serencama..
Pencere önünde menekseler,hatmiler birde gece sefasi..
Bir de haytaligi adamin..
Abi, bir de sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Iyi oluyor diyorum, bu sana iyi oluyor..
Arada bir arkadaslar geliyor..
Lafliyoruz ordan burdan..
Anlarsin ya güzel abim..
Ic cebimde bir umut doguyor..
Birde,nerden bulduysam resmini sevdanin..
Resimde Sevda inadina gülüyor..
Sevdam gayri resmi bilmekteyim..
Gelki benim abim..
Biraz da üstümüzde macera güzel duruyor..
Yai yakisiyor adama..
Yakisikli bir sevda..
Hayat haybeye vurmuyor yüzümüze belasini
Hayat sokagimizi bir kehriba tesbih gibi..
Döküyor tanelerini takir takir yüzümüze..
Ben, ben sevda`nin oturdugu o sokakta oturuyorum..
Geceler hicbitmiyor, ben hic uyumuyorum..
Agzimda fiyakali bir islik..
Zulanda agir yarasi sevdanin..
Ali bakkalin ciragi metin ..
Anliyor halinden insanin..
Metin nedir senin niyetin..?
Kat bakalim abine bir taze ekmek biraz zeytin..
Bu aksam yine odamda efkar var..
Anlarsin ya metin..
Adamin halindan adam anlar..!
Ben sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum..
Geceler hic bitmiyor,ben hic uyumuyorum..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Ben sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum..
Geceler hic bitmiyor,ben hic uyumuyorum..
Ben sevda`nin oturdugu sokakta oturuyorum..
Geceler hic bitmiyor,ben hic uyumuyorum..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..
Gecenin efkari iniyor perde perde..
Sevda`nin hayali vuruyor arada bir icime..


-İbrahim SADRİ-

Sesli Şiir Vakti