Sizden Gelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sizden Gelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2014 Pazar

Her Şiir Biraz Yalan İçerir - Şiir ve Seslendirme Furkan ÇİRKİN - Sizden Gelen Şiirler


 Şiir ve Seslendirme Furkan ÇİRKİN
Sizden Gelen Şiirler

Kendi Şiirini Seslendirerek Bize Gönderen Furkan Çirkin'e Çok Teşekkür Ederiz...


Her Şiir Biraz Yalan İçerir



Sen yokken seni özlüyorum sevgili / ve sen varken seni özlemeyi.

Böylece her gece özlüyorum ben, her gece özlüyorum.

Yavaşça özlüyorum, nazikçe özlüyorum, aşıkça özlüyorum.

Ama açların tok olacağını değil

Çünkü her şiir biraz yalan içerir.



Seni alıp bana getiriyorum sevgili / ve şömineyi yakıyorum.

Seni bana ısıtsın diye şömineyi yakıyorum.

Yavaşça yakıyorum, nazikçe yakıyorum, aşıkça yakıyorum.

Ama evsizleri ısıtsın diye değil

Çünkü her şiir biraz yalan içerir.



Sen benim ölümsüzlüğümsüm sevgili  / ve intiharlarım sonuçsuz.

Zaten ben sabahtan akşama kadar intihar ediyorum.

Yavaşça ediyorum, nazikçe ediyorum, aşıkça ediyorum.

Ama karanlıkları aydınlatmak için değil

Çünkü her şiir biraz yalan içerir.





Furkan ÇİRKİN


Şiir Vakti



23 Haziran 2013 Pazar

Sefa ŞENEL - Öyle Bir Aşk İstiyorum ki - Sesli Şiir Dinle

Sesli Şiir Vakti olarak Sefa ŞENEL'e bu güzel şiiri seslendirip bizle paylaştığı için Çok Teşekkür ediyor ve Devamını diliyoruz.


Şiir: Mehmet B.OKUR
Seslendiren: Sefa ŞENEL
Sesli Şiir Dinle(Sizin Seslendirdikleriniz)


Öyle Bir Aşk İstiyorum Ki


Öylesine bir aşk istiyorum ki,
Öylesine olmasın..

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Birkaç haftaya değil, yirmibirinci yüzyıla sığmasın
... Benim kalbimi dinlesin, el-aleme aldırmasın
Bakışlarımız yetiyorken seni seviyorum demeye gerek kalmasın.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Şu ana dek yapılan hiç bir tanıma uymasın.
Uçsuz bucaksız mutluluk yolunda sonsuzluktan korkmasın.
Sonsuzlukta görünmeyen noktaya varana kadar elimi bırakmasın.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Sunacağım sevginin yanında Leyla'yı kıskanmasın,
Açacak olan aşk çiçekleri için delmediğim dağlardan Ferhat'ı anmasın,
Ayrılık cümleleri kurup kurup elvedalar içinde yanmasın.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Her günüm dünyanın son günü gibi yaşansın,
Kuracağım her cümle, dudağımdan dökülen son cümlem olarak kalsın.
Son cümlem her zaman aşk'ı hatırlatsın.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Gerçekten seviyorsan katlanırsın demesin
Kalıplaşmış aşk oyunlarına heves etmesin.
Aşk'ı bir aptallık olarak görmesin.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Kaçan kovalanır ilişkisine göre şekillenmesin
Kaçan kovalanmasın, kovalanmayı bekleyen aşkından utansın!
Kaçan geri dönmesin diye kovalayan yüreğini kapatsın!

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Aşk'ın bir haysiyeti olsun!
Ayrılırken bile gözlerim aşk'la dolsun
Elveda derken mi? Sevdiğim sana aşk olsun..

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Geçmişi unutup geleceği silinmez harflerle yazmalı.
Aradığı baba şefkatini bende bulmalı,
En ihtiyaç duyduğum anlarımda annem olmalı.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
Bir akşam vakti düşlemeliyim sevdiğimi,
Düşlerken saçlarımda hissetmeliyim ellerini
Düşlerimde hayal ederken karşımda görmeliyim gerçeğini.

Öyle bir aşk istiyorum ki,
En küçük ve saçma noktalar için tartışalım,
Kavgalar edip, küsüp barışalım
İnkar etsekte deliler gibi birbirimizi kıskanalım.

Öyle bir aşk istiyorum ki sevdiğim,
Sevdalarımızı şiirlere yazıp okuyalım birbirimize,
Şarkılar besteleyip hayran kalalım seslerimize,
Ezgilerin arasında sarhoş olalım bakınca gözlerimize.

Öyle bir aşk istiyorum ki sevgilim,
Yok olma pahasına vazgeçmeliyiz kendimizden,
Olmalıyız biz bu aşk'ın ruhuna tek beden,
Bilmeliyiz bu hayat geçmez birbirimizi sevmeden.

Öyle bir aşk istiyorum ki özlediğim,
Artık yormasın bizi uzaktan sevmeler,
Biliyorum seni de yordu telefon başında beklemeler,
İkimizde de sabırsız birbirine dokunmak isteyen bu eller.

Mehmet Besimi OKUR






11 Mayıs 2013 Cumartesi

Cahit Zarifoğlu - Mavi Gök Orda mı? - Furkan Özdemir'in Sesinden - (Sizden Gelen Şiirler)

Bu Şiiri Seslendirip bize Gönderen Furkan Özdemir'e Teşekkür Ederiz. 


Cahit Zarifoğlu - Mavi Gök Orda mı?
Feridun Özdemir'in Sesinden
Sizin Seslendirdiğiniz Şiirler


Mavi gök orda mı?
Bakıyorsun kuşlar
Hazır
Sokak lambaları yanık unutulmuş
Bir Kadıköy vapuru hınca hınç insan
Çok geçmeyecek
Martılar beyhude turlar atacak
Kıyılar lağım konserve kutuları
Mısır koçanları


Sevgi aranabilir yine

Korkusuzca say koskoca kederlerini
Bir kuyu bulunabilir


Aklımdan çıkmıyorsun

Sen hâlâ dizüstü
Bunca anıyı besleyerek
Sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle
Mektupları öpebilirsin kırmızı dudaklarınla
Görür gibi olarak açıp baktığımı
Bense şöyle diyorum:
Buradan bir acı kanamış boyuna


Kuşlar hazır

Öncü havalanmak üzre
Şehri gelen bir mevsime bırakıyorlar
O vapur hâlâ hınca hınç
Kimbilir her biri hangi dünyaya sağır
Çok geçmez aradan


Kadınlar kapı önlerinde

Ellerinde meşalelerle
Aydınlatırlar gelip geçen erkek suratları
Yorgun bir sarıyla ben de
Geçeceğim önlerinden


Aklımdan çıkmıyorsun dedim

Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya
Telefonlar yan hücrede çalışıyor
Bense kurşunî bir dere
Ağaçlar hayvanlar bile kaygılı
Onu bir mersedesten indirdi kalçasına kadar açılarak
Yapyaşlı bir rum kadın
Her şeyde yanıp sönen bir kıyamet algısı
Haydi koşayım diyorum belki dağılır
Koşuyorum
Sancağımda kendi rüzgârımla ölgün kıpırtılar
Hayır daha sevgili daha sevimli değil
Ne başka bir gün ne başka bir zaman


Çok geçmeyecek aradan

Şöyle diyeceğim:
Bulutlar açmadı
Mavi gök orda mı


Cahit Zarifoğlu



Sesli Şiir Vakti




27 Nisan 2013 Cumartesi

Atilla İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil - Seslendiren: Rozerin Atça


Rozerin Atça'ya Bu şiiri güzel sesiyle yorumlayıp bize gönderdiği için Çok Teşekkür ederiz...



Atilla İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil
Rozerin Atça'nın Sesinden
Sizden Gelen Şiirler


Ayrılık Sevdaya Dahil 


açılmış sarmaşık gülleri 

kokularıyla baygın 
en görkemli saatinde yıldız alacasının 
gizli bir yılan gibi yuvalanmış 
içimde keder 
uzak bir telefonda ağlayan 
yağmurlu genç kadın 




rüzgâr 

uzak karanlıklara sürmüş yıldızları 
mor kıvılcımlar geçiyor 
dağınık yalnızlığımdan 
onu çok arıyorum onu çok arıyorum 
heryerinde vücudumun 
ağır yanık sızıları 
bir yerlere yıldırım düşüyorum 
ayrılığımızı hissettiğim an 
demirler eriyor hırsımdan 





ay ışığına batmış 

karabiber ağaçları 
gümüş tozu 
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar 
yaseminler unutulmuş 
tedirgin gülümser 
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var 
çünkü ayrılık da sevdâya dahil 
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili 
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar 
her an ötekisiyle birlikte 
herşey onunla ilgili 


telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar 

gittikçe genişleyen 
yakılmış ot kokusu 
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte 
yansımalar tutmuş bütün sâhili 
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var 
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil 
çünkü ayrılık da sevdâya dahil 
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili 




yalnızlık 

hızla alçalan bulutlar 
karanlık bir ağırlık 
hava ağır toprak ağır yaprak ağır 
su tozları yağıyor üstümüze 
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır 
eflatuna çalar puslu lacivert 
bir sis kuşattı ormanı 
karanlık çöktü denize 
yalnızlık 
çakmak taşı gibi sert 
elmas gibi keskin 
ne yanına dönsen bir yerin kesilir 
fena kan kaybedersin 
kapını bir çalan olmadı mı hele 
elini bir tutan 
bilekleri bembeyaz kuğu boynu 
parmakları uzun ve ince 
sımsıcak bakışları suç ortağı 
kaçamak gülüşleri gizlice 
yalnızların en büyük sorunu 
tek başına özgürlük ne işe yarayacak 
bir türlü çözemedikleri bu 
ölü bir gezegenin 
soğuk tenhalığına 
benzemesin diye 
özgürlük mutlaka paylaşılacak 
suç ortağı bir sevgiliyle 




sanmıştık ki ikimiz 

yeryüzünde ancak 
birbirimiz için varız 
ikimiz sanmıştık ki 
tek kişilik bir yalnızlığa bile 
rahatça sığarız 
hiç yanılmamışız 
her an düşüp düşüp 
kristal bir bardak gibi 
tuz parça kırılsak da 
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı 
hâlâ kıpkızıl gülümseyen 
-sanki ateşten bir tebessüm- 
zehir zemberek aşkımız


Atilla İlhan


Sesli Şiir Vakti