Laff... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Laff... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2014 Pazartesi

O kadının çıktığı yokuşlardan
aşağılara
aşağılara iniyorum her gece

30 Ekim 2011 Pazar

Kırış buruş

Bu o radyo akşamında sarhoşluktan yeni uyanmış gözlerle içimde bir yerlerde unutulan bir çift kokuşmuş çorap birazdan başlayacak huysuz gecenin merhametine sığınmakla yılışmak arasında sıkışık zamanlar ucuza kaçalım deyip çirkin kadınların traşlı bir yerlerinde daha da kokuşmak üstelik bir daha aklanamamacasına gidip pezevengin kallavisinin mamacısına dalaşmak ahh bugünlük de viskinin ucuzuna mahkum olmak gitmeden haber ver de kısık gözlerime kiralık ilanı asayım
Published with Blogger-droid v1.7.4

20 Ekim 2011 Perşembe

Güzel insanlar

Dün de boktan bir yerdi dünya. Yarın, emin olabilirsinizki daha boktan olacak. Sizi değerli kılan bu işte. Sizi bu yüzden seviyorum. Şüphesiz ki siz unutmayanlardansınız,duşta,başkaları için ağlamak gibi guzel huylarınız var...
Published with Blogger-droid v1.7.4

18 Ekim 2011 Salı

Pamuk prenses

Hayatta kalmak için yazmak zorunda olduğunu anlıyorsun ve harfler yirmidokuz cücelere dönüşüyor ve sonra sen dahil evrendeki her şey üşüyor... Ölmekten korkuyorsun hala. En azından artık geçerli sebeplerin var... Kendini öldürmediğin sürece cehennemde yarım pansiyon kısa bir tatil görebilirsin en fazla... Ah Seni gidi pişkin! Az pişmedin, az pişmedin...
Published with Blogger-droid v1.7.4

3 Ekim 2011 Pazartesi

f, harflerin en sarışını

Kokardı gençlik her gölgede alkole bulardı saçlarını aklar alkole düşer sanırdı cahil ahh nasıl da korkardı dokunmaya o yüzden elleyip dururdu yanlışlarını rahat bırakmazdı her şarkının nakaratında en az bir aldanis iki aldatilis vardı üçte zaten önüm arkam sobe Hadi bugün cumartesi yarın pazar

Hadi bi siktir git
Published with Blogger-droid v1.7.4

28 Eylül 2011 Çarşamba

dağın

R.E.M. dağılmış ya benim kadar dagilamaz...

Published with Blogger-droid v1.7.4

30 Ağustos 2011 Salı

zor

Anne olmayı beceremeyen erkeğin işi zor!
Published with Blogger-droid v1.7.4

8 Ağustos 2011 Pazartesi

etraf

işte ben yine her akşam yollarında biraz eksilirken dolu dolu taşıyorum yaşamanın gecelerinden serinlerken düşlerim kime ne onlardan bırakalım mı sigarayı bıraktığımız gibi boş şeylere üzülmeyi gelişi güzel yazıyorum işte koymuyorum üstüne tek kuruş gelişi neyse o kadarına bende pazarlık da yok veresiye de sizi harbiden seviyorum sevgili dünyalılar öpüyorum yanaklarınızdan...
Published with Blogger-droid v1.7.4

1 Aralık 2010 Çarşamba

bilişsel ya da sezgisel olarak fikri bir temeli olmayan hiçbir yapıt yoktur, var olmamış demektir.



yaptığının var olduğuna emin olabiliyor musun?

12 Ağustos 2010 Perşembe

Babam sonbaharı süslü bulacak kadar hafif bir adam değildir.

23 Aralık 2008 Salı

Noel...

Masalımı sana anlattım,
Çünkü sendin benim masalım...

Senden başka kimse inanmaz bana...
İnanmasın...

22 Temmuz 2008 Salı

SORMADAN EDEMEDİM

Neden, evrende yalnız olmadığımızı düşünecek kadar umutsuzuz ki insanlıktan?

20 Kasım 2007 Salı

Giderken tüm yapraklarımı döktün! Ve ben şimdi, çıplaklığımdan kurtulmak için, mecburen, ilkbaharı bekliyorum...

12 Ekim 2007 Cuma

ŞİİRİN PEŞİNDEN NEDEN GİDİLİR?

“Şiirin peşinden neden gidilir?” Bu soruyu sormadım hiç. Bir tazı gibi koklaya koklaya ve koşar adımlarla takılmışken hayatın peşine; peşinde olduğum şeyin, şiir olduğunu fark ettim. Yanlış rotaya girmiştim. Burada hayat yoktu!


“İyi ki de yoktu…”

8 Eylül 2007 Cumartesi

ARTURO BANDİNİ! GEL KURTAR BENİ!..

Çöle baktım. Çölü seyrettim uzun uzun. Çöle bulandım, çöl oldum... "Dudaklarım neden çatlak?" diye sordum. Bu soruyu ancak ben sorabilirdim, sırf bu yüzden sordum. Oturdum ve 'uyuma beni!' diyen gecelerle uykusuzluğumu tokuşturdum. Gel ve beni buradan çıkar Bandini! Eseri olalım esiri olmadıklarımızın...
Yeryüzündeki bütün vakitleri değil belki, ama bütün akşamları anımsamak isterdim.

22 Aralık 2006 Cuma

Kendimi bildim bileli
Bilmiyorum bildim mi bilmedim mi?

3 Aralık 2006 Pazar

Aralık

İşte bir aralık daha! Geç bakalım bu aralıktan da, maharetini görelim...

24 Ekim 2006 Salı

Umutsuzluk bu dünyanın malıdır ve sen onu kullandıkça, ona sarıldıkça; marka değeri günden güne artıp, tıpkı Coca Cola gibi ‘hala yeryüzünde benimle aynı yatağa girmeyen birkaç kişi var’ diye böbürlenebilir.
İnsanın çöküşü zamanın bitişidir. Kudretinin farkına varmalısın! Evet, kudretin var.