Kalplerinin beyinlerinin babalarının
söz dinlemez çocuklarıydı
bu şehrin her tarafı delikti
ki dünya zaten delikti
fena halde yenilgi sızıyordu
dec'i mic'i dağıtan spikerler
bant çözücüleri tombalacılar
bir tek o çocukları muaf tuttular
tarihi yazarken
son kullanma tarihi çoktan geçmiş
-ki onların tarihe ihtiyaçları yoktu-
sümüğü akan ışıklı çocuklardı
kızılmaske din öğretmenlerinden
kurukafa damgaları yiyen
kokulu silgi kokulu kalem kokulu notlarla
gelmediler okula
takdir teşekkür tevekkül de
getirmedi hiçbiri
-hepsi sapanlıydı
hepsinin yakasında martı kanı
sapanlarla barışmadı-
yaşamın coşkusuna kapılan
yüzmetreciler kuka oynardı
maratoncular körebe
güneşi tutan o çocuklar
ki çivi oyunlarında yenik düştüler
bozuk zamanlara düştüler
ve bir daha hiçkimsenin telli arabası olmadı
ve bir daha hiçkimsenin uçurtması
ağaçlara takılmadı
güneş üşürdü campanella
Uğur Yıldırım