Ahmet Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Ziya Gökalp'in Mektubu - Seslendiren: Ahmet Şafak - Sesli Şiir Dinle


Ziya Gökalp'in Mektubu
Seslendiren: Ahmet Şafak
Sesli Şiirler



Ziya Gökalp'in Mektubu

Sevgili Vecihem bu hafta yine mektup alamadım 
Fakat gazetelerde mecmualar geldi 
Bu kağıtlarda benim için mektup yerine geçiyor 
Bana hepinizin kokusunu getiriyor 
Bunları görünce sıhhat haberinizi almış oluyorum 
Ben sıhhatliyim.. 
Sadece aklım sizde 
Lakin ne çare sabretmek lazım 
Böyle zamanlara Allha tevekkül etmek 
İnsanın imdadına yetişiyor 
Bir müslümana göre Allah varken keder yoktur 
Türk Allah Kerim'dir demekle 
Her türlü vesveseden uzak yaşar 
İşte bende bir müslüman gibi bir Türk gibi 
Allah'ın inayetine güvenerek 
Kendi kendimi teselli ediyorum 
Sevgili Zevce'm ben burada kendimi Diyarbakır'da sanıyorum 
Fis kayası gibi yüksek mevkideyiz 
Karşımızda deniz karanın içine girmiş bir ırmak kadar ince 
Diyarbakır'daki çayı andırıyor 
Irmağın ötesinde bir köy var ki Kıtırbıl'a benzer.

Sabah akşam köylülerle hayvan sürüleri bu denizi ayaklarıyla geçerler. 
Diyarbakır'dan kıtırbıl'a nasıl geçilirse bu taraftan da karşı yakaya öyle geçilir. 
Yalnız burada kelek yok. 
Karşı yakanın sağ tarafında bir köy var ki Diyarbekir'in sati köyüne benzer sol taraftaki köy de Sümbüllü'yü andırır. Bazı da karşımda Dicle'yi, bostanları, kıtırbıl'ın arkasındaki yamaçları görüyorum. 
Sanki fis kayasının üstündeyim. 
Etrafıma baktıkça Diyarbekir'i, oradaki evimizi, evimizdeki bahtiyarlığımızı hatırlıyorum. 
Sevgili zevcem, bu ayrılığın çilesi yakında bitecek. gündüzden sonra gece, geceden sonra gündüz gelir. 
Yuva saadetini yuvasından uzak düşmüş garip kuşlara sormalı. Dünyada vatan sevgisinden sonra en tatlı duygu yuva sevgisiymiş. 
Bıldırcın katarlarının dönüşü gibi elbette bir gün biz de bu hicretten döneceğiz. 
O zaman mesut yuvamızda yine bir çift güvercin gibi sevgili yavrularımızın tatlı cıvıltılarını dinleyeceğiz. 
Ben allah'tan yalnız iki şey istiyorum: 
Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar. 
Çocuklarımızı benim için öp! senin dudakların benim dudaklarımdır. 
Bu bayram hürmetine inşallah yine o güzel günlere kavuşacağız sevgili vecibe'm. 

Diyarbakır etrafında bağlar var bağlar var 
Fitil işler yüreğimde yara var aman 
Sen gidersen benim başka kimim var kimim var 
İsteremki bir gün evvel gelesen aman 

Öldüm bittim eridim tutuştum aman 
O senin aşkın elinden bayıldım aman 
Sesin aldım yüzünüde gördüm ayıldım aman 

Öldüm bittim eridim tutuştum aman 
O senin aşkın elinden bayıldım aman 
Sesin aldım yüzünüde gördüm ayıldım aman



Ziya Gökalp'in Asker Duası

Yolumuz gaza, sonu şehâdet
Dinimiz ister sıdk ile hizmet
Anamız vatan, Babamız millet
Vatanı ma'mur eyle Yârabbi!
Milleti mesur eyle Yârabbi!



25 Aralık 2012 Salı

Gel Gör Beni Aşk Neyledi - Yunus Emre - Ahmet Şafak - Bestelenmiş Şiirler


Yunus Emre - Gel Gör Beni 



Gel Gör Beni Aşk Neyledi

Gönlüm düştü bu sevdaya 
Gel gör beni aşk neyledi
Başımı verdim kavgaya
Gel gör beni aşk neyledi

Ben ağlarım yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne akilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Aşkın beni mest eyledi
Aldı gönlüm hasta eyledi
Öldürmeye kast eyledi
Gel gör beni aşk neyledi

Gah eserim yeller gibi 
Gah tozarım yollar gibi
Gah akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Akan sulayın çağlarım
Dertli yüreğim dağlarım
Yarim anuben ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi

Benzim sarı gözlerim yaş
Bağrım pare cigerim taş
Halden bilen dertli gardaş 
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağladım güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yunusu biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Aşk elinden avareyim
Gel gör beni aşk neyledi



Ben beni bıraktığım zaman,
Sen beni bırakma ya Rab...





2 Aralık 2012 Pazar

Mehmet Tokat - Yaralı Gül - Ahmet Şafak Ve Naşide Göktürk'le Birlikte


Mehmet Tokat - Yaralı Gül
Ezgi Kısmı: Ahmet Şafak & Naşide Göktürk
Sesli Şiir Dinle


Şiirin Sözleri:

Mehmet Tokat / Yarali Gül

Bu gece sen onun yüzüne açılmaz bir kapı kapattın. 
Kirli, paslı menteşelerin sesinde sıkıştı yüreği 
Kirpikleri hissetti yokluğunu 
Büktü boynunu deprem bu… 

Aylar sonra bir oda dolusu yalnızlığıyla sokaktaydı 
Sicim gibi bir yağmur yağıyordu. 
Bir kenti boydan boya temizliyordu 
Sokakta kimsecikler yoktu 
Köpekler bir köşeye sinmiş onu gözetliyordu 

Kirliydi yaşamaktan utanıyordu 
Tir tir titriyordu yüreği 
Yaralı bir güvercin gibi… 
Oysa bu yürek bir zamanlar 
Güneşe ateş vermiş cehennemde buz satmıştı 
Şimdi köpekler onun için ağlıyordu. 

yorgundu, konuşamıyordu. 
Şu hayatı sırtından atamıyordu, 
Yerde kuru bir ayrılıkla bir kuş ölüsü yatıyordu 
Bir deli rüzgar ellerindeki tozu aldı 
Ne bir dost kaldı yanında, 
Ne de bir düşman aklında… 

Zor bir gün Önünü göremiyordu 
İnsanlar çığlık çığlığa yüzünü seçemiyordu 
Gözlerinde aşksız ayrılık vardı 
Kirpiğinden yüreğine saplanan 
Paslı bir tren gibi geçip giden ellerinde. 
Bir yalnızlık adımlarıyla büyüyen 
Belli değildi kimin sevdası kimin yüreğinde 
O aşkını taşırdı hayatın ta orta yerinde 
Sırtında ayrılık dilinde küfür 

Ben gidiyorum sen uyuyorsun. 
Pahalı bir kedi gibi sıcacık hayellerinin dibinde, 
Ben sokakta dövülmüş sahipsiz bir köpek gibiyim. 
Ben gidiyorum sen uyuyorsun 
Ben gidiyorum sen susuyorsun. 
Susmanın güzelliğinde suskunluğunla boğuluyorsun 
Siliyorum dudağında kalan yalanı 
Yalan doğuruyorsun,dokundukça ellerimde çoğalıyorsun. 
Ben geldiğim yoldan; 
Geldiğim gibi acılara bezenip 
Ayrılığı bir gelin gibi süsleyip gidiyorum 

Bir kapı kapandı 
Bu gece benimde gözlerimin içine 
Kirpiklerim hissetti yokluğunu 
Büktüm boynumu deprem bu. 
Tenime değdim kokun sinmiş mi diye 
Sol elime baktım; bahar gibiydin 
Avucuma kuşlar kondu parmağıma yıldızlar 
Bir nehir oldun aktın gittin 
Sağ elime baktım; Cehennemdin, ayrılıktın, kordun 
Deprem bu bir hayat yandı bitti kül oldu 

Adaklar yüreğimden geçip gitti 
Tutabilseydim birini 
Korkmadan kesebilseydim eğer 
Biliyorum gelecektin 
Zoruma gidiyor zor bir gün 
Biliyorum zorla güzellik olmaz 
Oysa çirkin olmak vardı 
Kovsan da kapından gitmemek vardı 
Ama bir yüzün vardı; ellerimde kaybolan 
Öyle bir küçüldüm ki; artık büyüme zamanı 

Ey sevdalılar; eyy dostlar; 
Var olan bütün güzellikler 
Yürüyemediğim parke taşları patika yollar 
dağlar,taşlar elveda 
Elveda ey sahil kasabaları gidemediğim köyler kentler 
Ey sırtında hayatı taşıyan insanlar 
Ey gagasında son bir tebessüm kalan martılar 
Ey ölmüş çocuğunun alnını öpen analar 
Siz kalın sağlıcakla 
Ben gidiyorum 
Gözlerinizden akan iki damla isyan olsun 
Bu bana yeter elveda yaralım elveda 
Kırkıncı kapıyı kapadım elveda.. 
Dağlarin Mektebi bir baska. 

Mehmet Tokat

Nakarat Kısmı:
Sen yaralı gülüm benim dağ eteğinde açan,
Ben garip bir güvercinim umuda kanat çırpan...



Sesli Şiirlerin Adresi