Bülbül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bülbül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2014 Pazar

Mehmet Akif Ersoy - Bir Gece




Bir Gece
On dört asır evvel yine bir böyle geceydi
Kumdan ayınon dördü bir öksüz çıkıverdi
Lakin o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler
Halbuki kaç bin senedir bekleşmedelerdi
Nerden görecekler göremezlerdi tabi
Bir kere zuhur ettiği çöl en sapa yerdi
Bir kere de ma'mure-i dünya ozamanlar
Buhranlar içindeydi bugünden de beterdi
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta
Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi
Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin
Salgındı bugün Şark'ı yıkan tefrika derdi
Derken büyüyüp kırkına gelmişti ki öksüz
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi
Bir nefhada kurtardı insanlığı o masum
Bir hamlede kayserleri kisraları serdi
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi
Zulmün ki, zeval akılına gelmezdi, geberdi
Alemlere rahmetti evet şer-i mübini
Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi
Dünya neye sahipse onun vergisidir hep
Medyun O'na cemiyeti medyun O'na ferdi
Medyundur o masuma bütün bir beşeriyyet
Ya Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile haşret


İNŞAALLAH FAHR-İ KAİNAT EFENDİMİZİN EN BÜYÜK MUCİZESİ OLAN KUR'AN BİZLERİ VE BULUNDUĞUMUZ ASRI DA İNŞA EDECEK.........  

28 Kasım 2012 Çarşamba

Mehmet Akif Ersoy - Bülbül - Türkçe Olimpiyatları


Mehmet Akif Ersoy - Bülbül
Türkçe Olimpiyatları
Sesli Şiir Dinle:



BÜLBÜL

                      -Basri Bey oğlumuza-

Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı,
Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl
Muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım;
Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım!

Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu
Ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi;
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya Sûr-i Mahşerdi!

-Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ?
0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;
Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun,
Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen.
Hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın.
Değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - eb'âda;
Hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda,
Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır?
Niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır?
Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım:
Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
Tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;
Bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!
Ne husrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
Serâpâ Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
Hayâlimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
SALÂHADDÎN-İ EYYÛBÎ'lerin, FATİH'lerin yurdu.
Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde OSMAN'ın;
Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden YILDIRIM Hân'ın;
Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri ORHAN'ın!
Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! (*)


                                 

                                                    [Safahât, Yedinci Kitap]


(*) Bu şiir yazılırken Yunan istilâsı altındaki topraklarımız
hususiyle  Bursa'ya dair elîm haberler geliyordu;  
tetkikine de imkân yoktu.




Mehmet Akif ERSOY 


Sesli Şiir Vakti






21 Kasım 2012 Çarşamba

Yahya Kemal Beyatlı - Rindlerin Akşamı & Rindlerin Ölümü - Serdar Tuncer'den



Yahya Kemal Beyatlı -
 Rindlerin Akşamı & Rindlerin Ölümü
Serdar Tuncer'in Sesinden
Sesli Şiir Dinle



Şiirlerin Sözleri:


RİNDLERİN AKŞAMI 

 Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.
Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül. 

 YAHYA KEMAL BEYATLI


Rindlerin Ölümü 

Hafız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle,
Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
Eski Şiraz’ı hayal ettiren âhengiyle.

Ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.

Yahya Kemal Beyatlı




Sesli Şiir Vakti


20 Kasım 2012 Salı

Ebru Sanatı Eşliğinde - Gülü Terk - Ömer Lütfi Mete


Hikaye: Ömer Lütfi Mete - Gülü Terk
Seslendiren: Müşfik Kenter



Gülü Terk

Karga bülbülü fena kıskanırmış Ne zaman bülbül şakımaya başlasa bed sesiyle onu bastırmak için bağırmaya başlarmış Bülbül arada kızsa da en iyi bildiği işi yapmaya devam eder, daha büyük aşkla şakıyıp dururmuş 
Karga bakmış ki bu yolla bülbülü susturamayacak kurnazlık düşünmüş Her zamanki gibi seher vakti şakımaya başlayan bülbülün yanına sokulmuş “Bülbül kardeş boşuna ötüp durma” demiş “Neden?” diye sormuş bülbül Karga kıskançlığının zehrini dostça sunmuş “Bak” demiş, “Sen her seher vakti gül için şakıyor onun için göz yaşı döküyorsun Ama gülyağını eller sürünüyor Gül sana yar olmuyor” 
Bülbül şöyle bir duraksamış, karganın sözleriyle içindeki vesvese örtüşmüş Doğru diye düşünmüş “Peki sence ne yapmalıyım?” 
Karga en doğrucu sesiyle cevap vermiş, “Gülü bırak dostum insanlar için ötmeye başla O zaman gül de senin olur, gülü koklayan da, gül yağını sürünende” Karganın öğüdünü tutan bülbül insanların arasına karışmaya karar vermiş O gün bu gündür insan oğlu seherde bülbül ile değil, kuşlukta karga sesiyle uyanırlarmış… 
Ömer Lütfi METE

Sesli Şiir Vakti