Mona Roza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mona Roza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2012 Cuma

Selçuk Küpçük - Abdullah Çevik - Mona Roza - Sezai Karakoç'un Şiiri Ve Bir Kaç Şiirin Derlemesi - Sesli Şiir



 Mona Roza
Şarkı: Selçuk Küpçük
Şiir Bölümü: Abdullah  Çevik
Sezai Karakoç - Yavuz Bülent Bakiler

Açıklama: Herkes Selçuk Küpçük 'ün bu eserini sadece Sezai Karakoç'un Mona Roza Şiirinden oluştuğunu sanar. Halbuki derlemedir. Çoğu insan bilmez, hatta Sezai Karakoç'un Mona Rozasını bu zannederler. Halbuki Sezai Karakoç'un Mona Roza, Ve Mona Roza, Pişmanlık Ve Çileler şiirlerinden, ve Yavuz Bülen Bakiler'in Gözlerin İstanbul Oluyor Birden şiirinden derlenerek oluşmuştur.



Mona Roza - Selçuk Küpçük



Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
(Sezai Karakoç - Mona Roza )

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Birgün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
(Sezai Karakoç - Mona Roza )


Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik, 
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. 

Martılar konuyor omuzlarıma, 

Gözlerin İstanbul oluyor birden.

(Gözlerin İstanbul Oluyor Birden - Yavuz Bülent Bakiler )



Ben bir şarkı bir türküyüm 
Ben Meryem'in yanağındaki tüyüm 
Beni bir azizin nefesi uçurur 
Kalbimde Allah'ın elleri durur 
Cici ayaklarım ilikli bağlı 
Ben onun sılası kendimin gurbetindeyim 
(Pişmanlık Ve Çileler - Sezai Karakoç)

Sineklerin kanadını ısıtan 
Bir güneş toprağı yarıp çıkacak 
Kadınlar sansa da yaşadığını 
Şarkısız kaldıkça yaşayamayacak 
Kadınları sarkılır, akrepler aydınlatır 
Kadınları sarkılır, zahirlar aydınlatır 
(Pişmanlık Ve Çileler - Sezai Karakoç)




Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım 
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen 
Durgun sular gibi azalacağım 
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen. 
(Gözlerin İstanbul Oluyor Birden - Yavuz Bülent Bakiler )

Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık. 
Ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi…
Sana da Mona Roza, taş bebeği bıraktık;
Ellerinde kılçıklı balıkların dişi…
Senin hatıran gibi büyük, yani karanlık;
Senin hatıran kadar Allah ve şeytan işi
Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık.
(Ve Mona Roza*  - Sezai Karakoç)

Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde 
Sonra seni kaybetmek hemen her yerde 
Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak 
Yapayalnız kalmak iskelelerde.

(Gözlerin İstanbul Oluyor Birden - Yavuz Bülent Bakiler)

Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara;
Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
Bir çocuğun ardına düşen hayallerimi
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara…
(Ve Mona Roza*  - Sezai Karakoç)

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir, södü lambalar
Uyu da turnalar girsin Rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
(Sezai Karakoç - Mona Roza)





*Ve Mona Roza şiiri Mona Rozanın ikincisi devamı niteliğindedir.









Mona Roza - Sezai Karakoç - Sacit Onan'ın Sesinden - Sesli Şiir

Mona Roza (Tek Gül)
Sezai Karakoç
Sacit Onan'ın sesinden dinle:


Mona Roza


Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek
Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir, södü lambalar
Uyu da turnalar girsin Rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları
Ki, ben, Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar Su kenarında
Ki, ben, Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev Alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Birgün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Altın bilezikler, o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki, can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki, kapalı gece ve güne
Altın bilezikler, o kokulu ten
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza, siyah güller, ak güller.

Sezai Karakoç
Sesli Şiir Vakti