Alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2011 Cumartesi

Coupling Was Here

"I want to spend the rest of my life with the woman at the end of that table there, but that does not stop me wanting to see several thousand more naked bottoms before I die, because that's what being a bloke is.  When man invented fire, he didn't say, "Hey, let's cook."  He said, "Great, now we can see naked bottoms in the dark."  As soon as Caxton invented the printing press, we were using it to make pictures of, hey, naked bottoms!  We have turned the Internet into an enormous international database of naked bottoms.  So you see, the story of male achievement through the ages, feeble though it may have been, has been the story of our struggle to get a better look at your bottoms."

Steve


 ---


"Having a bottom is living with the enemy.  Not only do they spend their lives slowly inflating, they flirt with men while we're looking the other way." 

Sally

 

26 Nisan 2011 Salı

replays & replacements / cruel intelligence

'Yaşamalanlarımızda bizleri rahat bırakın' mı diyordu şarkı? Yaşamalanlarımızda polisler bizleri rahat bırakmadı. Adonis'in itiraf ettiğinden(sana itiraf ediyoruz ra / gök polislerindir) çok daha fazlası ve daha da fazlası ve hep çok daha fazlası... Devletin memurlarına dil uzatmıyorum, yazıktır, onların tek derdi ekmek parası... Polis akılda tutunan bir akıl tutulmasıdır. Yani mecazı anlamayanın mermere küfrü basması. Biz biraz daha fazlasıyız sizlerden ve asla sizin kadar olamayacak hint fukarası...

Sahi ben niye kolaya kaçıp da bir kısım sülalenizle yetinip kurtulmuyorum bu yükten?! Yok, yok! Kurtuluş aklın teslimidir ancak ve akıl benim can düşmanımdır, en yakın arkadaşım... Sürülecek yer kalmayınca ve bizler ısrarla sürüye katılmayınca, cümle cemaat bizi de gütmeye başladılar ve bizler de angut olduk, katılmadığımız sürüler gutenberg!.. Anla diye anlatmıyorum ki, oku ve geç...

'Aptalsanız farkında değilmiş gibi yapın' yazıyordu nevada vaktiyle yalıkavak masalarında, marangozlarla içerken okumuştum. Şimdi lolipop babam buralar... Neyse, dangalaklık bende kalsın!.. Evlat olsam başım okşanmaz!.. Gelin kıçıma bir tekme de siz atın... Lolipop beyim, paşam bu günler... Ooooo, daha neler neler... Gelsin de başımıza gidip mekanları pohpohlayalım...

replays & replacements / mints

Pavese, Yaşama Uğraşı’nda, “s e n” diye bahseder kendisinden. İnsanın kendisi için “s e n” olması, olabilmesi önemli bir şeydir. Başkalarına azarlatmaktansa, başkalarına zırlamaktansa; kendini azarlayıp, insanın kendisine zırlaması, zırhını parlatması için zaman kazandırır, fırsat tanır, başkalarına karşı. Yakınımıza kimseyi sokamadığımız, buna cesaret edemediğimiz bu ikinci el zamanlarda önemli bir savunma sanatıdır bu.
“s e n” dediğimiz, kendimizin yerine koyabilmekse kendimizi; bizi başkalarına, hayata ve kendimize karşı daha adil kılar. Bu, “s e n” olmaktan daha zor ve daha çok uğraş isteyen bir şeydir. ‘Ben bir başkası” ise, pekala “s e n” bizzat kendimiz olabilir.
 \\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\

burada ezgi şirin'in eski bir isyan cümlesini de hatırlatmak isterim:





"HAYAL BİR SAVUNMA BİÇİMİDİR!"









-savulun...- 



ben buna şarkı dedim
şarkı olsun......................................................................

25 Nisan 2011 Pazartesi

replays and replacements






"-benim mi, ahmet gibi bir addır adım
ömrümün bir bölümünde basbayağı topalladım
saçmaydı oysa, ne gereği vardı"

Turgut Uyar















... 

buna ben resim dedim,
benim için resim oldu.
 

24 Nisan 2011 Pazar

"My life has been the poem I would have writ,
But I could not both live and utter it."

Henry David Thoreau